the panic in needle park
al pacinonun une kavusmasini saglayan 1971 yapimli film.
(bkz: jerry schatzberg)
esrar bitti adı ile dilimize cevrilmistir bu film.
al pacinonun bir uyuşturucu bağımlısını canlandırdığı ikinci filmi.
ilk filmi me, natalie.
godfather filminde boy göstermesini sağlayan yapım.
bu filmde al pacino‘nun uyuşturucu bağımlısı sevgilisini oynayan kitty winn, cannes film festivali‘nde en iyi kadın oyuncu ödülünü almıştır.
bu filmde al pacino‘nun uyuşturucu bağımlısı sevgilisini oynayan kitty winn, cannes film festivali‘nde en iyi kadın oyuncu ödülünü almıştır.
“al pacino’nun godfather ile voliyi vurmasını sağlayan mükemmel performansı falan fistan” hikayelerini bir kenara atar isek eğer, the panic in needle park’ı dönemin benzer uyuşturucu temalı fimlerinden ayıran önemli bir etmen var açıkcası;
“seyirciye istediğini verme” teması günümüzde de pek hakim farkında olacağınız üzere, ki, hani, “ben sanat yapıyorum” safsatalarıyla cannes’a 4 sahne ve 5 diyalogdan oluşan filmler gönderen rayban gözlüklü kafalarına yün atkı dolayarak gezen je-ne-sais-quoi yönetmenlerin yaptıklarının aslında mental mastürbasyon olduğunu hesaba kadar isek, sinema bir sektör olduğu sürece popüler filmlerin “popülerleşmeye” zorlandıkları ve zorlanacakları ne yazık ki bariz, lakin, bahsettiğim pazar günleri kanal d’nin gösterdiği çerez filmler değil, hala çok güzel filmler çekiliyor gerçekten de – problem bu değil, benim sinirlerimi bozan şey bu “iyi” addedilen filmlerin (çerez olanlarının da, iyi olanlarının da) ne kadar güzel olurlarsa olsunlar saf olmayışları:
60′larda da, 70′lerde de, 90′larda da, günümüzde de çekilmiş neredeyse her uyuşturucu temalı filmde eroini enjektörle koluna saplaması yakın çekimde tsubasa’nın gol atmasından daha uzun süren, daha saniyesinde kafayı bulup oturduğu sandalyeden kayan, kanayan burnu lavaboya damlayan, hatta yeşilçam’da bile “eroyin yüklemesini” aldıktan sonra kötü yola düşen, adam öldüren insanlar ile karşılaştıysak eğer bunun nedeni insanların bu sahneleri görmekten zevk almalarıydı pek tabii. yasak olan şey çekici olur. çok basit içgüdüler bunlar. adem ve havva’nın elmaları.
the panic in needle park ise new york’un “keş”lerine odaklı bir hayatın arasında yeşermeye başlayan bir aşkı anlatan basit bir konuyu işliyor sadece. eroin bağımlısı al pacino temiz aile kızı kitty winn’e aşık olur ve onu karizmasıyla altüst eder, ancak kitty pek tabii eroine alışır, yine de ikili aşklarını yaşatmaya çalışırlar. falan fistan. konu üzerine uzun uzun yazmama gerek dahi olmayacak kadar basit gerçekten, ama, bu film bir eroin filmi olmaktan çok uzak. the panic in the needle park, uyuşturucu hayatlarının bir parçası olmuş olan insanları anlatan bir aşk filmi sadece. uyuşturucu üzerine odaklı olduğu bile söylenmemeli.
şırınga, kan, ve kafa olmuş insanların hayatlarını nasıl bok ettiklerini görmek isteyenlere neredeyse hiçbir materyal vermeyen bir film bu. ve bu etmen bu filmi o kadar gerçek kılıyor ki kendinizini dönemin new york’undan bir kesit, bir belgesel izliyormuş gibi hissediyorsunuz.
ha, bir de, çoğu insan bu uyuşturucu hikayesini al pacino’nun godfather’da rol almadan önce sergiledeği pişmemiş hallerini anlatan bir yapıt olarak ansa da, aslında al pacino’nun oyunculuğu bu filmde hiç de iyi değildir. bu film yönetmen jerry schatzberg ve o mükemmel oyunculuğu ile kitty winn‘in başyapıtıdır ve öyle de hatırlanmalıdır zannımca.
karanlık bir film bu. diğer izlediğimiz uyuşturucu bağımlılarının hayatını anlatan filmlerinden daha farklı ve daha bağımız duruyor. belki bir requiem for a dream yada trainspotting değil ama yinede türü sevenler için izlenilmesi gereken bir film. hem al pacino var, daha ne olsun işte. bonus olarak kitty winn‘in farklı güzelliği ve harika oyunuyla tanışmış olursunuz..
söyleyeceğini insanın gözüne gözüne sokmadığı için sevgiye, ilgiye layık bir film. sonunda ters köşe olmadığı için, acı doruğa çıkarılmadığı için, mutlu son safsatalarına inanmadığı için güzel bir film. 70′lerden şöyle ürperten bir rüzgar estirdiği için en azından sakız çiğneyen bir al pacinosu olduğu için de özel bir film.


















